Son Eklenen Konular
Yusuf Akçura’nın ünlü makalesi “Üç Tarz-ı Siyaset” batılı bilim adamlarınca “Komünizm için Komünist Manifesto neyse Türkçülük için de Üç Tarz-ı Siyaset odur” şeklinde değerlendirilmiş ve makale Türkçülüğün manifestosu olarak kabul edilmiştir. Türkçülüğün Osmanlı imparatorluğunda kurumsallaşması sürecinde de Akçura aktif rol oynamış, Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti ve Türk Ocakları gibi ilk Türkçü orga­nizasyonların kurulmasında ön planda olmuştur. Cumhuriyet sonrası dönemde...
Şamanizm, Türklerin Müslümanlığa geçmezden önceki inanç sistemi idi.  Derler ki, şamanlığın genetik kökenleri vardır ve kimin şaman olup, olamayacağı çocukluğundan belli olur.  Tanrılardan işaret alındıktan sonra da çocuğun çok fazla seçeneği yoktur. Ya ölecek, ya delirecek ya da deliliğin sınırlarını aşıp, şaman olacaktır. Şamanların özel güçleri vardır. Şamanlar, bir din görevlisi, şifacı ya da büyücü olarak tanımlanabilir. Şamanın en temel özelliği, ruhlarla temas duruma...
Ülkemizde Macar edebiyatı, Macar şiiri veya Macar şairi kavramlarım duyduğumuz zaman Sândor Petöfi (1823-1849)’nin ismi ilk akla gelen isimlerin başında yer alır. Macar edebiyatı açısından önemli bir yere sahip olan Petöfi, ürettiği edebî ürünlerle sadece Macar halkının değil, bütün dünya halklarının zihninde büyük etkiler yaratmış bir şairdir. Bu büyük edebiyatçının hayatı ve eserleri yıllardır hem Macaristan’da hem de çeşitli ülkelerde...
Gök Türk sülalesinden olan Kür Şad, tarihimizin baş kahramanlarındandır. O; eşsiz zaferler kazanmış bir kumandan veya büyük topraklarda söz yürütmüş bir hükümdar değildir. Dünyanın tanıdığı ünlü yiğitlerden de olamamıştır. Kür Şad, tarihin sayfaları arasında sıkışıp kalmış bir vakanın baş kahramanıdır ki bu vakasıyla ırkımızın en namlı yiğitlerinin yanında ve hatta başında yer almak hakkını kazanmıştır. O vaka şudur: Çin’in ırkımıza...
M.M. Nikoliç isminde bir muharririn Belgrad'da verdiği bir konferans ve Belgrad'da Politika gazetesinin 24 Ocak 1934 tarihli sayısında yazdığı bir makale, o sıralarda dilimize çevrilip, Ankara ve İstanbul gazetelerinde ve bazı dergilerde yayınlanmıştı. Bu Sırp muharriri Türklerin zamanımızdan dört bin yıl önce bugünkü mânâsı ile bir dram san'atı vücuda getirdiklerini söyleyerek Türk kültür ve medeniyetinin geçmiş çağlardaki üstün manzarasından bahsediyor...
Kısa bir boy, geniş bir gövde, büyük bir baş, seyrek bir sakal, esmer bir ten, keskin bakışlı bir çift göz... Tarih, bütün Batı'ya korku salan, düşmanlarını dize getiren ve Türk adını Avrupa'ya yıllarca şerefle gezdiren Atilla'yı bize böyle tanıtıyor. Atilla, bütün büyük Türk başları gibi savaşçı bir başbuğdur. Ömrü kavga yerlerinde geçmiş ve bu savaşçılığı iledir ki düşmanlarını ezerek büyük imparatorluk...
Tarihi süreç içerisinde din, bütün toplumlarda olduğu gibi Türk topluluk­larının yaşamlarında da önemli bir yere sahip olmuştur. Gök Tengri inan­cı gereği tek bir tanrının varlığına inanan Türk boylarından zaman içeri­sinde, bugün çoğunluğu Müslüman olmakla birlikte, Maniheizm, Bu­dizm, Musevilik ve Hıristiyanlık inançlarını benimseyenler olmuştur. Bu makalede geçmişten günümüze farklı Türk boylarının Müslümanlık dı­şında bir inanca yönelişleri, Hıristiyanlık dinini kabulleri ve bugün...
Hun siyasi oluşumunu, çeşitli boyların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir konfederasyon olarak tanımlamak, özellikle tarihinin erken dönemi için son derece uygundur. Ancak zamanla, başta Çin olmak üzere ortak düşmanlara karşı ortak hareket eden boyların kendi aralarında organize olarak oluşturdukları teşkilatlı yapı sayesinde bir devlet organizasyonu haline gelmiştir. Tarihte iz bırakmış ilk büyük Türk devletini kuran Hunlara dair ilk verilere,...
Bütün dünya tarihini yakından ilgilendiren ve herkes tarafından da kendi isimleriyle tanınan çok az insan vardır. İste, dünya milletlerinin büyük bir kısmının bildiği ve özellikle Avrupa halklarının çoğunun milli kahramanı, bir bölümünün efsanelerine ve hatta destanlarına kadar giren bir kişidir, Attila. Dünyadaki bir kısım tarihçi için yeryüzünün gelmiş geçmiş en büyük hükümdarları arasında hiç şüphesiz Attila ve Çingiz Han’ın yerleri bambaşkadır....
A. İNSAN HAYATI Eski Tuvaların İnsan Hayatını Bölümlere Ayırması Eski Tuvaların insan ömrünü çeşitli bölümlere ayırması, onların asırlarca ko­nar göçer olarak yaşamasının getirdiği geleneklere dayanır. Avlanmak, besi hay­vanı beslemek ve ekin ekmek Tuvalıların eskiden beri gelen, bu yüzden insanla­ra küçüklüğünden öğretilmesi gereken geleneklerdendir. Eski Tuvalar insan ömrünü Yedigir’e benzetir. “Geceki gök yüzünde Yedigir bazen kaybolup bazen görünse de, onlar yedi sayısını yitirmez.” diye...
Türklerin ve çevrelerindeki toplulukların İç Asya ve Orta Asya’da yaşadıkları bölgelerde uyguladıkları ve şaman ya da kam adı verilen din adamları aracılığıyla gerçekleştirilen bir inanç ve uygulamalar bütünü olan Şamanizm, Sibirya halkları başta olmak üzere Kuzey Asya toplulukları, Moğollar ve Türklerin tarihi ve kültürü içinde ayrı bir öneme sahiptir. Günümüzde Uygur Türkleri arasında şamanlar, büyü ve sihir yapma, fala bakma,...
Azerbaycan'ın tarihsel anıtlarıyla eşsiz bölgesi olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Ordubad bölgesindeki Gemikaya petroglifleri - kaya üzerindeki resimler eşsiz evrensel tarihi eserlerden biridir. Bu kadim taş yazıtların sahibi eski Türk kabileleridir. Bu tür resimlerin kapsamlı araştırılması, tarih, etnografya, yaşam, gelenekler, paleograf, arkeoloji ve astronomi ile ilgili değerli materyalleri ortaya çıkarmak için imkân sağlamaktadır. Alangez (Zengezur) sıradağının 3906 metrelik ve ulaşılmaz zirvesi ve...
Tarihin izlenebilen zamanlarından bu yana, toplumların yaşayışlarını, hare­ketlerini ve işlerini bir takvime bağladıkları ve düzenledikleri bilinmektedir. Bu takvimler, kimi toplumlarda ayın, kimi toplumlarda güneşin ve kimilerinde de, yıldızların hareketlerine göre tertip edilmiştir. Her toplum, yaşayış biçimine ve içinde yaşadığı iklim şartlarına göre; yılı, mevsimlere ve mevsimleri de aylara bölmüştür. Her bir toplum, düzenlediği takvime, kendine göre bir ölçü tutmuş­tur. Yılın...
Türklerin yaşadığı kültür çevre­sinin sunduğu imkânlar beslenme, gi­yinme, eğlenme gibi alaışkanlıklarına büyük ölçüde etki etmiştir. Türkler -birçok toplumda da görüldüğü üze­re- yaşadıkları çevrenin etkisinde kül­türlerini oluşturup geliştirmişlerdir. Onların beslemiş oldukları hayvanlar ile yetiştirdikleri tahıl ve meyva türle­ri yiyecek ve içeceklerinin çeşitliliğine esas olmuştur. Hayvanlarından, tar­la, bağ ve bahçelerinden elde ettikleri yiyecek türleri yanında çeşitli içecek türleri de bulunmaktadır. Türkler buğday, darı,...
Türkolojinin tarihsel gelişimi henüz layıkıyla yazılmış değildir. Akademik Oryantalizmin bir kolu olarak ortaya çıkan Türkolojinin, Türklük fikrine eşde­ğer bir tarihi vardır. Ve bunun bilimsel şekilde incelenmesi önümüzde yeni ufuk­lar açabileceği gibi, önemli bir araştırma sahası (Türkoloji Tarihi) da olabilecek­tir. Türkoloji tarihi, Türk tarih yazımının ve tarih anlayışının tarihi kapsamında, Türk kültür ve düşünce hayatının, yani Türklük bilimi araştırmalarının merkezi olmalıdır....